logo
Duis autem vel eum iriure dolor in hendrerit in vulputate velit esse molestie consequat, vel illum dolore eu feugiat.
 

Genel

Anasayfa / Genel (Page 5)

Bazen resmi kıyafetlerimizden sıkılır bir an önce eve gelip pijamaları ayağımıza geçirmek isteriz. Bazen kafamız o kadar dolu olur ki hiç bir şey anlamasanda öyle boş boş ekrana bakıp televizyonun karşısında uyuklamak isteriz. Bazen de arabayı alıp gazı sonuna kadar kökleyip nereye gittiğini bilmeden basıp gezmek gelir içimizden. Bu günlerde böyle bir durum yaşıyorum. Her an Amerika'ya bir 15 günlüğüne kaçasım var. ...

21 Şubat'ta sosyal ağlardan birinde ; ‎" Etrafını mükemmel insanlarla çevrele" mottosundan," Etrafındaki insanları mükemmel hale getirmek için daha fazla çaba sarf et ve dolayısıyla bundan sen de nasiplen" e update ettim bugün." diye bir ileti paylaşmıştım.  Hepimiz güzel insanlar ile birlikte olmak istiyor, kaliteli mekanlarda takılmak, yeni teknoloji ve gelişmelerden  konuşmak istiyoruz. Bu,  günümüz dünyasının olmazsa olmazlarından. Acaba burada biraz hazırcılığa mı kaçıyoruz diye düşündüm 21 Şubat'ta  üniversiteden çıktığımda. "Surround yourself with great people" yani "Etrafını mükemmel insanlarla çevrele" sözü uzun...

Anıl Altaş'ın son dönemin yükselen ticaret trendi e-ticaret hakkında yazdığı bu keyifli kitabın son sayfasına geldiğinizde; adeta en sevdiğiniz tatlıyı yedikten sonra damağınızda kalan  lezzete benzer bir tat kalıyor zihin damağınızda . Sektörün kalbinden birisinin, yazdıklarını  zamanında yaşamış olması bahsedilen  konuların sadece teoride değil pratikte de uygulamış olması okura daha da bir güven ve inandırıcılık kazandırıyor. BUMED'de kendisi ile tanışma fırsatı bulmuş, hatta e-ticaret eğitimine katılmış birisi olarak gelecek 10 yılın inanılmaz yüksekselen trendine hakim olmak ve neler olup bittiğinden haberdar olmak isteyenlere...

Bir kaç saat sonra yola çıkacağım. Oturduğum yere çok uzak olmayan bir yer orası; Bağcılar'daki CNN Türk stüdyolarında Cüneyt Özdemir'in konuğu olarak bir programa katılacağım. Üniversite yıllarında iken kendime  bir düstur edinmiştim kendimce: " Bu hayatta anlatacak bir hikayen olsun" diye. O zamanlar belirlemiş olduğum bu düşünce iliklerime  kadar öylesine işlemiş ki şu an hiç azalmadan ve ömrümün sonuna kadar da devam edecek bir aşkla bu felsefemi sürdürmeye devam etmeye çalışıyorum. Etrafımdaki güzel insanları bir araya toplayarak belli zamanlarda ben de onların...

İşlerin koşturmacası içerisinde bazen durmayı, düşünmeyi, hep konuşmayı değil de biraz dinlemeyi ne kadar aksatıyoruz farkında mısınız?  Etrafımdaki onlarca adam o kadar nadiren dinliyorlar ki hem kendilerini hem de etrafındakileri. Hep konuşuyor hep konuşuyor ama sadece dinliyormuş gibi gözüküyoruz çoğu zaman. Ne kadar oldu onlarca insan arasına katılalı, ne kadar zaman oldu binlerce insan ile iletişim kurmaya başlayalı tam olarak bilmiyorum. İnsan olduğumuz için bazen nereden geldiğimizi keşfetmek için geriye dönüp baktığımızda aklımıza gelen güzel hatıralar olduğu gibi keyif kaçırıcı binlerce...

Bir meslek, proje ya da üretilen bir fikirle ilk olmak beni her zaman cezbetmiştir. Bu formata uygun birkaç  hadise, olay, fikir ya da durum  olmuştur 26 yılımın içerisinde. En son okumuş olduğum Prof. Dr. M. Alaeddin Asna'nın "Bir PR'cının Meslek Anıları" isimli kitap da Türkiye'deki ilk PR uzmanının başından geçen hikayeleri anlatan ve mesleğin genel karakteristiği hakkında bilgi veren gerçekten keyifli bir kitap oldu benim için. Bir çoğumuzun ağzımızdan çıkınca havalı olduğu için kullanmaktan haz duyduğu "PR" kelimesinin Türkçe'ye çevrildiği gibi...

Zihin gardrobumuzda bir hayal ve acabalar ile dolu; ama kafamızda planlarının 5 yıl değil 10 yıllık saklı durduğu "Düşün Taşın" şu an öyle güzel şeylere özne ve yüklem olmaya başladı ki...

Geçen hafta Perşembe günü itibariyle netleşen ve uzun zamandan beri hayal gibi gözüken, burnumun ucuna bütün fırsatlar koşa koşa gelince kaçırmamam gereken bir başka fırsatı da yakalamanın sevincini yaşıyorum bu günlerde; "Yeniden öğrenci oluyorum" 2010 Şubat itibariyle çok sevmesem ve başka bir  bölümde okumak için çaba sarfetsemde takribi bir senelik bir uzatma ile Matematik (İngilizce) bölümünden mezun oldum. Üniversite 2. sınıfta hoşlanmadığım bu bölümde okurken başka bir bölüme geçmek için çok araştırma yaptım. Dersleri nasıl saydırabilirim, hangi bölümde okuyabilirim diye...

ÖSS denilen ve hepimizin başından geçen o sırat köprüsünü yaşayanlarımız vardır aramızda. O ne menem bir şey ise gençlerin hayatlarından büyük bir parça alıp götüren ve onlara getirdikleri konusunda tereddütlerim olan bir sınavın kod adıdır benim için ÖSS. Bu hafta okuduğum kitapta tam bununla ilgili idi: Erdal Demirkıran'ın kaleminden "Yerim Seni ÖSS" isimli kitabı. Uzun yıllar önce böyle yediğimiz  ÖSS kazığının tadının hala damağımda olduğunu hissederek okuduğum bu  kitaptan  büyük keyif aldım. Bu yazarın ismini çok duymama rağmen kitabını ilk defa okuyordum....